BİR ORMAN MASALI   7.12.2005     Selma Erdal


Bir varmış, bir yokmuş
Dünya'nın güzellikleri çokmuş
Renk renk çiçekler böcekler
Kurtlar, kuşlar, balıklar
Göl kıyılarında sazlıklar
Çimenler, çayırlar, bayırlar
İlle de en güzeli yeşil ormanlar...
Ormanlar ki ne ormanlar
Eşsiz, benzersiz yeşil örtü
Doğanın en güzel kürkü...
Anlatılmak istenen sözün özü
Yeşil bir kentin ulu, uludağlarında
Yamacında, yöresinde, bağlarında
Çeşit çeşit çamlar, dişbudaklar, kayınlar
Gölgesindeki sularda alabalıklar, yayınlar
Bir orman varmış ki namlı mı namlı
Say ki cennet burası
Yeşil kenti varsıl yapan bu ormanı
Bilmeyen, duymayan kalmamış...
Kuşlar cıvıl cıvıl dallarda
Çilek, kiraz satan köylüler yollarda
İnsanlar bu uludağların ormanlarında
Sağlıkla, mutlulukla dolarmış
Ormanlardan uzak kalanlar sararıp solarmış...
Doğanın dengesinin kurulduğu düzende
Orman yağmuru çeker, yağmur ormanı besler
Yaşayıp giderlermiş ulu, uludağlarda...
Bu yeşil örtü, doğanın en güzel kürkü ormanın
Gözü pek yokmuş düz ovalarda, bağlarda
Tüm kenti görkemli bir tepeden izler
Bahar geldiğinde kar sularını süzer
Barajları, kuyuları doldururmuş
İnsanların yüzlerini mutlulukla güldürürmüş...
Bu kentin yeşil tutkunu insanları
Dağlardaki bu ormanları pek severmiş
Ağaçlarını korur, ona övgüler düzermiş...
Filizleri yemesinler diye, keçileri salmazlarmış
Servetleri tükenmesin diye ellerine balta almazlarmış
Çünkü onlar;
"Ormanlarımdan yaş kesenin, başın keserim"
Diyen Fatih'in torunları,
Doğan bebesi için fidan diken
Anayurt Anadolu'nun çocuklarıymış...
İşte herşey böyle mutlulukla gülerken yüzlerine
Baltalı adamlar dadanmış dağlarına, düzlerine
Şaşkına dönmüş, önce varamamışlar ayırdına
Bir anlam verememişler yabanların saldırılarına...
Kara düşünceli, kara paralı bu adamlar
Gizliden gizliye kesmişler ağaçları
Yuvasız bırakmışlar kurtları, kuşları...
Bulamaz olmuş arılar balları için kovan
Önceleri hiç kimse olmamış bu adamları kovan...
Derken kesildikçe ağaçlar
Mantar gibi çıkmış gecekondular
Bozmaya başlamış ormanın dengesini
Kara düşünceli, kara paralı adamlar...
Kar düşmez olmuş dallarına çamların
Kuşku düşmüş içine ormana sığınan canların
Ne olacak sonumuz bu gidişle
Diye sormuş ayılar, kurtlar, tilkiler
Geldi bu yabanlar bizi yuvamızdan ettiler
Bunca endişe, korku yetmezmişçesine
Bir de kibritli, çakmaklı adamlar
Dalmışlar ormana, orman alev almış
Çıra gibi tutuşmuş, yanmış
Köstebekler, dağ fareleri bile
Kış uykularından uyanmış
Gözyaşı dökmüşler; nedir bu çile diye...
Sarmış yangınlar tüm ormanları
Giderek artmış kentlilerin gamları
Bu ne aymazlıktır, bu ne kötülük
Bizler yeşil yakılmaz diye bilerek büyüdük
Bunlar nasıl adamlar, nasıl yabanlar
Yandıkça o güzelim fidanlar
Analar yavrusunu yitirmişçesine ağlamış
Dağ köylüleri karalar bağlamış
Kayıp gidiyor elimizden ormanlarımız
Acımasız ellerce kesildikçe ağaçlarımız
Erozyonla eriyor en verimli topraklarımız...
İçlerinden biri demiş ki;
Bu Dünya'da ölümden başka, neye yoktur ki çözüm?
Tuttukça ellerim, gördükçe gözüm
Ormanlarımıza el uzatan
Benden beğensin ölümlerden, ölüm
Gerekirse uyumayalım, bekleyelim ormanımızı
Kurt, keklik, tilki, tavşanımızı...
Böylece girişmişler işe hiç duraksamadan
O yeşil ovalarını kuraklık sarmadan
Yanan, kesilen ağaçların yerine
Yılmadan dikmişler yeniden fidan
Ormanlarımız bizim herşeyimiz
Tüm varlığımız, doğal servetimiz
Hakkı vardır onlar üzerinde
Saçı bitmedik yetimlerle, doğmadık bebelerimizin
Ülke toprağımızı yedi düvelden korurcasına
Çekinmeden can veririz ormanlarımız uğruna...
Yediden yetmişe tüm kentliler
Gelinlik kızlar gibi süslenmişler
Uludağlarına doğanın en güzel kürkünü giydirmişler
Yeniden bulmuş doğa yitirdiği dengesini
Mutlulukları bir kat daha artmış
Duydukça kurdun, kuşun, kekliğin sesini
Ant içmişler hep birlikte ormanları üstüne
Duyrmuş herbirisi tüm eşine dostuna
Bundan böyle yine töremizdeki gibi
Her doğan bebemize, her yeni kurulan yuvamıza
Dikeceğiz genç bir fidan
Var oldukça bu ülke, bu ulus
Ormanlarımız verecek bize can...
Bir kez daha ant içmişler
Daha özenli olalım, daha da uyanık
Duyulmasın balta sesi, kokmasın yanık
Göz dikmesin kara paralı, kara adamlar
Ormanlarımız yeşil kalsın
Çökmesin başımıza kara dumanlar...


Bu haberi arkadaşına gönder:
Gönderen Ad Soyad : 
Alıcı E-Posta Adresi :